Page 5 - ennnnnnnnnnnnnn son .indd
P. 5

Türkiye’de Yayıncılık ve Problemleri




                                              Sayın kitapseverler, edebi değeri olan kitaplar raflarda aylarca okuyucu bekliyor. Yayınevleri sı-
                                            cak para dönüşü olmayınca zarar ediyor, bu nedenle de yayınlayacakları kitaplarda ve yazarlarda
                                            seçici davranıyor

                                              Uzun zamandır yayıncılık sektörünün içinde yer alan bir edebiyatçı olarak sizlere görüşlerimi ve
                                            düşüncelerimi aktarmak istiyorum.

                                              Önce yayıncılık sektörünün sorunlarına bir göz atalım. Türkiye’de kitapların pahalı olması ve
                                            okunmaması sürekli tartışılır, fakat gündemi fazla meşgul ettiği söylenemez. Kitapların pahalı ol-
                                            ması ve okunmaması en çok yayıncıları sıkıntıya sokar. Çünkü bu sektöre yatırım yapan ve kâr bek-
                                            lentisi içinde olan yayıncılardır. Yayıncılık sektörü her dönem sıkıntı içinde faaliyette bulunmaya
                                            çalışmıştır. Bunun nedeni kâğıtların döviz kuru üzerinden alınmasıdır. Bugün de yayıncılık sektö-
               rü yüksek maliyetin altında adeta eziliyor. Kâğıt, döviz kuru üzerinden alındığı için ülkemizdeki döviz hareketliliği yayıncıları
               ciddi sıkıntıya sokuyor. Döviz hareketliliğiyle birlikte “kültür” darboğaz girdabında çalkalanıyor. Çünkü iktisadi darboğaz ilim
               ve bilim eserlerinin yayınlanmasını engeller. Yayıncı daha çok satılacağından emin olduğu kitaplara yönelir. Bu da kültürel
               gelişimi olumsuz etkiler. Dolayısıyla dövizdeki hareketlilik yayın maliyetini önemli derecede etkilemektedir. Maliyet artışı ya-
               yıncıların daha ciddi yatırım yapmalarını engelliyor. Maliyet sadece kâğıt fiyatlarındaki artışla sınırlı kalmıyor; kira, elektrik,
               baskı, selofan, renk, demirbaş makinelerin yıllık bakım ve onarımları, işçilik maliyetleri vb. giderlerini üst üste koyduğunuz
               zaman 1.000 adet kitabın maliyeti yükseliyor ve bu da okuyucuya yansıyor. Ülkemizde kitapların neden daha pahalı olduğu
               böylece anlaşılıyor.

                 Ülkemizde maliyeti artıran girdiler, diğer sektörlerde olduğu gibi yayıncılık sektöründe de çeşitli sorunları beraberinde getir-
               mektedir. Bu sorun iktisadidir. Aynı zamanda siyasi sorunlar da yayıncılık sektörünü etkileyen önemli bir unsurdur. Şüphesiz
               bu sorunlar yayıncılık sektörünü olumsuz etkileyecektir. İktisadi sorunlar karşısında güçlü sermayesi olan yayıncılar ayakta
               kalacak, diğerleri batacaktır. 2018 yılı, yayıncılık sektörünün durumunun netleşeceği bir yıl olacaktır. Bekleyip hep birlikte gö-
               receğiz. Ancak yayıncılığın gelişmesi ve sektörel sorunları aşması için ilgili birliklerin ve Bakanlıkların işbirliği yaparak ortak
               çözümler üretmesi gerekir. Aksi halde yayın ve yayıncılık alanında enflasyonist görüntü sergileyen ülkemizde ciddi sıkıntılar
               yaşanabilecektir.




                 Dünyada kişisel yayıncılık hızla artıyor. Kişisel yayınlanan kitapları internet üzerinden e-kitap olarak alan, okundukça ya-
               zarına telif ödeyen bazı ülkelerdeki e-kitap yayıncıları ise akıl almaz paralar kazanıyor. Euro üzerinden satılan e-kitaplar Türk
               lirasının üç dört katına çıkabiliyor. Ve bunların okuyucuları tahmin edemeyeceğiniz kadar çok… Bu nedenle yayıncılar e-kitap
               sektörüne yeşil ışık yakıyor. Çünkü bu alandaki okuyucu kitlesinin alım gücü daha iyi. Bu, aynı zamanda pazarlama sorununa
               da basit bir çözüm demektir. Zira eski pazarlama yöntemi hepimizin bildiği gibi kitapevlerine dağıtım şeklindedir. Araçla tek
               tek dağıtım yapılır. Maliyeti oldukça yüksektir. Bu nedenlerle kişisel yayıncılık ve e-kitap yayıncılığının trendi dünyada hızla
               yükseliyor. Bunlar, yazarların da işine geliyor. Zira normalde belki içerik olarak hiçbir edebi değeri olmayan, hatta kitaplığınıza
               bile koymayacağınız kitaplar e-kitap olarak okuyucuyla buluşturulabiliyor. Üstelik bunların yazarları, hiçbir yayınevine yayım-
               latamayacakları kitaplardan % 20-30 arasında telif alabiliyor.




                 Günümüzde okuyucu sadece kapağın görselliğine bakarak kitap alıyor. Yani parasını görselliğe veriyor. İçeriğine bakmıyor
               veya bakmak için zamanı yok. Öyle yayınevleri tanıyorum ki yayımladıkları kitapları editör incelemesinden geçirmeye tenezzül
               bile etmiyorlar. Dosya, yayınevine teslim edildiği şekilde yayınlanıyor. Bütün dikkat ve itina kitabın sadece kapağına yapılıyor.
               Kitabı sattıran da kapak oluyor. Öte yandan edebi değeri olan kitaplar raflarda aylarca okuyucu bekliyor. Yayınevleri sıcak para
               dönüşü olmayınca zarar ediyor, bu nedenle de yayınlayacakları kitaplarda ve yazarlarda seçici davranıyor. İsmi duyulmamış ya-
               zarların yüzüne bile bakılmıyor. Bazı yayınevleri ise tecrübesiz ve Türkçe dil bilgisi hakkında hiç bilgisi olmayan kişileri editör
               diye çalıştırıyor. Bu şekilde yazarların gözünü boyuyorlar. Onlar için önemli olan para kazanmak ve kâr etmek.









                                                                              5
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10